This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

1 Ekim 2009 Perşembe

CeBIT’de Desnet


Japon devi Casio’nun yeni modeli dünyada ilk kez Türkiye’de, CeBIT’de Desnet standında tanıtılacak.

Japon teknoloji devi Casio, dünya el terminali pazarına sunmaya hazırlandığı yeni modeli Casio IT-800’ü tüm dünyadan önce Türkiye’de teknoloji meraklılarıyla buluşturacak.

3G hızında ilk el terminali olan Casio IT-800’de, kırılmaz ekran, 1D/2D barkod okuma özelliği, GPS ve Wlan özellikleri, Windows Mobile 6.5 işletim sistemi ve 624 Mhz. İşlemci özellikleri bulunuyor.

Ürünü Türkiye pazarına sunan Desnet Yazılım, CeBIT Eurasia 2009’da 2/C10 numaralı standında Eylül ayı başında dünyaya duyurulan Casio IT-800’ü ilk kez tanıtacak.

Casio için de bir ilk olacak olan Türkiye lansmanı, aynı zamanda büyük teknoloji markalarının Türkiye pazarına nasıl baktığının da bir göstergesi.

CeBIT Eurasia Fuarı’na katılmak isteyen konukları için de http://www.desnet.com.tr/cebit2009 sitesini yayına açan Desnet, 50 kişiye davetiye hediye ederek bu davetlileri CeBIT fuarında kapıda karşılayacak.

Casio IT-800 ile ilgili detaylı bilgi için : http://www.casioit800.com ve http://www.desnet.com.tr/el-terminali/casio-it-800

8 Eylül 2009 Salı

Örümceğin Stresi

Çok hoşuma giden bir kısa film. Örümcekleri hiç sevmezdim ama burada cidden acıdım :)

7 Eylül 2009 Pazartesi

Yurdum İnsanı


Her ne kadar İstanbul'a AÖF bütünleme sınavları ve BJK derbisi için gelmiş gibi görünsem de BJK derbisinden sonra en önemli şey aslında eve çıkmak için ev kiralamam olduğu gerçeği vesaire çok uzattım.

Eve çıkmak için bisürü nededim vardı yurda acayip zam yapılmıştı vs.. Geçen gün yurda bi geldim oha yurt yenilenmiş fıstık gibi olmuş. Odamızdaki perdeler OMO reklam filminde kullanılmak için gönderilmiş olmalı ki yerine pırıl pırılları gelmiş. Boya badana tadilat, temizlik bi görseniz...

Efendim yurt idaresine yurttan ayrılacağımı söyledikten 2 saat sonra acayip bir teklif geldi. Beni sadece vali, kaymakam gibi soylu insanların çocuklarına verdikleri 2 kişilik odalara verebileceklerini söylediler. Oda arkadaşımın kim olacağını sordum tabi hemen. Bilmem nerenin kaymakam oğlu bla bla.. Hani şu altında beyaz BMW'si olan çocuk :D

Belki arabasıyla beni de gezdirir. Neyse ulan beni bu kadar sevdiklerini bilmiyordum...! Ben de kendimi California valisi Arnold'ın torpillisi gibi hissettim :p

Niye mi bu kadar vali, kaymakamdan bahsettim. Efendime söyleyim benim yurdum öyle sıradan yurtlardan değil, vilayetler hizmet birliğinin...

Bu arada çok güzel bir yerden tek oda bir ev buldum. Evet tek oda, 1+1 falan değil. 30 metrekare başımı sokacak kadar yeterli bana. Ama DVD koleksiyonumu nereye koyucam? :) Çok küçük bir ev ama evin lokasyonu beni cezbetti. Çok merkezi bir yerde hem okula hem bütün İstanbul'a yakın öyle söyliyim hem de Bahariye Caddesi'nde.

Bilmiyorum bu hafta içinde karar vermem lazım. Yani anlayacağınız bu sene ya BMW ile ya da Bahariye'de fink atıcam...

30 Ağustos 2009 Pazar

Var mısın İddaa'ya?

"Bahse giren kazanır." diyor sloganı... Hayır kazanmaz efendim, adı üstünde bahis. Biri kazanır diğeri kaybeder kurallar böyledir. Koskoca İddaa bahis şirketi kaybedecek değil ya? Herhalde tüm riskleri göze almayıp, araştırıp da kurulmuş bir sistemdir.

Şöyle ki, mesela bir gün bir genç 100 lira kazanır ve gaza gelir. "Lan ben tutturuyorum zaten kazandım, kazandığım parayla oynayım da kazancımı katlayayım" der... Bundan sonraki büyük bir güvenle oynadığı kupon kesinlikle yatar, hem de 1 maçtan. Delikanlı üzülmez, henüz zarara girmemiştir ve tutturduğu 100 liralık kuponu düşünür. Bir daha oynar, kazanamaz. Bir daha oynar, kazanamaz ve ne kâr ne zarar durumuna gelir; yani kazandığı tüm parayı kaybeder.

Hırslanır, "ben nasıl kaybederim!" psikolojisine girer. İddaa oynamakta uzmanlaşır. Ama top yuvarlaktır, tüm kuponları elbette tutmayacaktır. Sözde kazanıyordur ama İddaa bahis şirketi de kaybetmiyordur aslında...

Böylelikle bu çark döner durur... İddaa oynayan kazandım zanneder, İddaa şirketinde sermaye döner. İddaa oynayan kaybeder, sinirini bloga yazarak sarfeder...

Şimdi "Var mısın İddaa'ya?"

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Zafer Bayramı'nız Kutlu Olsun!


Tüm Türk Milleti 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlamak için sabırsızlanıyor. Gün bugündür dostlarım, hepinizin Zafer Bayramı'nı kutlarım!

Tarih 30 Ağustos 1922; yer memleketim, benim şehrim Kütahya'nın ilçesi Dumlupınar. Hal böyle olunca daha çok heyecanlanıyor insan. Büyük Taarruz'un şuan bulunduğum yere yakın bir yerde vuku bulmuş olması tabiki heyecan verir. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları 30 Ağustos 1922 tarihinde düşman kuvvetlerini Dumlupınar'da hezimete uğrattı. Gazi'yi, silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz...

Düşman askerleri mağlubiyetten 1 gün sonra yani 1 Eylül'de memleketim Gediz'e gelirler. Gediz'de de çok kayıp verirler ve 1 Eylül tarihinde Gediz düşmandan temizlenir. Böylelikle 'Gediz'in Kurtuluşu' tarihe yazılarak her sene büyük bir coşkuyla kutlanır. Bundan da bir hafta sonra yani 9 Eylül'de Yunan askerleri İzmir'de denize dökülecektir...

"Güçlü Ordu Güçlü Türkiye"

Satılık Antika Löküs

Geçtiğimiz günlerde ananemin evine gitmiştik. Bana dedemden kalan antika fakat çalışır durumda olan bir löküs olduğunu, bunu bana vermek istediğini söyledi. Tavan arasındaki tozlu rafların arasından bulup çıkardık. Antika eşyaları çok severim; büyülendim, bu harikaydı...

Antikaları her ne kadar çok sevsem ve evimin bir köşesinde yer etmesini istesem de şu sıralar ev mev olmadığı ve malum öğrenci olduğum için uygun bir fiyata satmaya karar verdim löküsü. Araştırdığım kadarıyla 1960 model löküsler için bile 2000 TL'nin üzerinde fiyatlar istiyorlar. Fakat bizim löküs en az Cumhuriyet 'in İlanı Dönemi'nden kalma...

Ben de GittiGidiyor.com sitesinde açık arttırmaya çıkardım löküsümü... 1000 TL'den fiyat açtım, umarım alıcı bulurum. İlgilenen veya göz atmak isteyen BURAYA tıklasın.

28 Ağustos 2009 Cuma

Google Today - Michael Jackson


Henüz bir kaç gün önce Google'dan bahsetmiş ve Google'ın Galileo için klasik amblemini nasıl değiştirdiğine değinmiştim.

Bugün ise Google yine büyüklüğünü gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz "Popun Kralı" Michael Jackson'ın Doğum Günü için özel dizayn ve link veren Google yetkilileri, acısı taze Michael Jackson hayranlarından tam not alacak gibi görünüyor...

Galatasaray'ın Rakipleri Belli Oldu

Avrupa Fatihi'miz Galatasaray'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu. Monaco'da gerçekleştirilen kura çekiminde toplam 12 grup ve 48 takım UEFA Avrupa Ligi'nde yarışacak. Türkiye'den fener de katılıyor...

Temsilcimiz Galatasaray UEFA Avrupa Ligi'nde F Grubu'nda Panathinaikos, Dinamo Bükreş ve Sturm Graz ile eşleşti.

Kura çekimleri Galatasaray'ın istediği gibi gitmedi bence... Kolay bir gruba düştüğümüzü zannetmiyorum. Birinci torbadan gelebilecek en iyi takımla (Panathinaikos) eşleştik çok şanslıyız. Fakat üçüncü torbada şansımız o kadar iyi gitmedi. Üçüncü torbanın dişlilerinden diyebileceğimiz bir rakip (Dinamo Bükreş) çıktı. Dördüncü torbadan gelen rakibi de hiç sormayın... Dördüncü torbanın en güçlü takımı (Sturm Graz) bizim gruba düştü ne yazık ki. Ama yenilenen kadrosu ve teknik ekibiyle ben bu gruptan rahatlıkla çıkabileceğimize inanıyorum...

Bu arada fenere de W. Bremen'in grubundan sonra ki en kolay grup çıktı, şanslılar......

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Father of Turks

İçimdeki Atatürk sevgisini ve özlemini kelimelerle anlatamam... Video sitelerinde gezinirken bir video gözüme çarptı. İş Bankası'nın Mustafa Kemal Atatürk için hazırlamış olduğu reklam filmi. Haluk Bilginer Atatürk rolünde...

Fazla TV izlemediğim için bilmiyorum TV'de yayınlandı mı bu reklam ama ben ilk defa izledim. Yine deminden beri sitelerde Atatürk videoları izlediğim için ona özlem duygum iyice depreşti, bu videoyu izlerken duygulandım.....

25 Ağustos 2009 Salı

Google Today - Galileo


Tartışılmaz Dünya'nın en büyük internet şirketi 'Google' halen de büyümeye devam ediyor. Bir gün TV'de rastgele Google'ın serverlarını görmüştüm. Önce Google olduğunu anlamadım, NASA araştırma merkezini falan anlatıyorlar sanmıştım hehe... Çünkü arama motorlarının hızını arttırmak için inanılmaz boyutlarda çanaklara benzer makinalardan oluşan arazileri var.

Global bir şirket haline geldi Google... Başarısını burada tartışmaya gerek yok muazzam bir başarı hikayesi bence. İleri görüşlülük, bizim toplumumuzda henüz yer edinememiş bir bilinç. Neyse efendim bugün Google amca Galileo'ya jest geçmiş, 400 yıl sonra onu milyonların kullandığı internet yoluyla anmış... "Galileo's telescope" dikkatimi çekti çünkü deminden beri BBC'nin hazırladığı ve 8 VCD'den oluşan "The Planets" belgesellerini izliyorum. Sık sık Galileo'dan bahsedildiği için ve interneti her açtığımda yukardaki teleskoplu Google karşıma çıktığı için dayanamadım bişiler karalayım dedim.

Ne iyi etmişim di mi?

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Road Runner bip bip!


Rekorların adamı Usain Bolt. Geçen sene Pekin Olimpiyatları'nda kırdığı kendi rekorlarını tekrar kıracak kadar çılgın hem de...

Dün sona eren Dünya Atletizm Şampiyonası'nda Usain Bolt aynı geçtiğimiz yıl Pekin'de yapılan Olimpiyatlarda olduğu gibi hem 100 metre (9,58 saniye) hem de 200 metrede (19,19 saniye) hayal gücümüzü zorlayan süreleri paramparça ederek kazandı. Belki başka dünya rekorları da kırılır şampiyonada; ama Bolt'unkiler gibi gerçekle rüyanın birbirine karıştığı rekorlar görme olasılığımız düşük. (Sabah Gazetesi'nin yorumu)

Ben Usain Bolt'u çocukken çok severek izlediğim çizgi film karakteri Road Runner'a benzetiyorum. Yakalamanız imkansız bip bip!...

Sağolsun severek takip ettiğim bobiler.örg internet sitesi, Usain Bolt için çok güzel monteler yapmış, bazılarını da paylaşıyorum işte.

Usain Bolt'un 100 metre Dünya rekorunu izleyin:

Bu da 200 metrede Dünya rekoru:

Tek rakibim THY derler ya, bakın THY'nın da tek rakibi neymiş?...

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Tosun'um Benim!

Akvaryumlara olan merakım taa çocukluğuma dayanmakta. Küçükken pek çok evcil hayvanım oldu, bisürü muhabbet kuşu geçti elimden... Ama aradığım 'evcil hayvanım var' hazzını bi türlü tattıramadılar bana. Ta ki bir gün babamın eve akvaryum kurmasına kadar...

Çok çeşitli balık türleri yaşadı akvaryumumuzda. Çocukluğumun en güzel anılarıdır akvaryumla geçirdiğim zamanlar. Fakat hayatın cilvesi ya bir gün babam akvaryumu temizlerken ben de çat! kırdım güzelim camdan akvaryumumuzu... Tabi babam da çok sinirlendi, o da en az benim kadar severdi akvaryumları... Neyse efendim o günden beri öyle büyük camdan akvaryumumuz olmadı yani babam kızdığı için bir daha almadı...

O günden bugüne akvaryum keyfimi küçük cam kavanozlarda japon balığı besleyerek geçirmeye çalışıyorum. Gerçi artık büyüdük kendi akvaryumumu kurma kabiliyetim var; ama nereye? Efendim üniversite okuyoruz diye düzenli bir ev yaşantımız olmadı ki, bi İstanbul'da bi Kütahya'da bi orda şurda burda...

Ben akvaryum balıklarına bayılırım. Onları izlerken ruhum dinlenir adeta... Benim stresimi azaltmaya yarayan ender varlıklardır. Balıkları o kadar çok severim ki evde ya da lokantada ızgarada pişirilmiş, kellesi yerinde duran büyük balık türlerinden yiyemem demeyim de zor yerim hehe... Kafasına baktığımda o zavallı hayvan kızarmış koca gözleriyle bana bakıyor gibi hissediyorum. Her neyse ama hamsi öyle olmadığı için onu rahatlıkla yerim hatta yutarım ohh...


Akvaryum balıklarından sofrada kızarmış balık mevzusuna gelmem de güzel (niyetli okuyucalarımız olabilir) ... Her neyse uzun lafın kısası, son olarak küçük bir kavanoz akvaryum aldım Gediz'de. Eskisini kullanacaktım ama bu yeni kavanozu vitrinde görünce dayanamadım, ışıklı efendim hem de adaptörlü. Işığı her saniye renk değiştiriyor, Tosun'um kendini her daim diskoda zannetsin diye...

Tatilin bu Ramazan ayı döneminde, tatilimi ailemle Gediz'de geçirmeyi planladığım (plan biraz bozuldu ama neyse...) için bu süre zarfında bir Tosun besleyim dedim. Ne de olsa ben gidene kadar ölür. (Gaddar değilim :)

Bazen cehennem öbür dünya değildir...

Bir Galatasaray taraftarı olarak ve ilk defa bir kişisel blog açmış ve yazmak zorunda olduğumu farkederek, Cimbom'un en sevdiğim ve çok anlamlı bulduğum 'Bazen' isimli bestesini sizinle paylaşmak istedim. Şiir Edip Gürman imzası taşıyor...



Bazen ...

Nefes almak değildir , yaşamak...

Onunla gülüp, Onunla ağlamaktır...

Sarı -Kırmızı olmaktır , her an Onu solurcasına...


Bazen ...
Özgürlük , çimlerde koşmak değildir...
Sevdası uğruna prangaya vurulmaktır...
Hep Ona tutuklu kalmışcasına...


Bazen ...
Başarı ... Para , Kupa kazanmak değildir...
İnsanların yüreğine dağlanmaktır ...
Damarında, kanında yaşarcasına ...

Bazen ...
İmparatorluk , ülkeleri ele geçirmek değildir...
Bir Meşin yuvarlakla , Yürekleri fethetmektir...
Sınır tanımadan hüküm kurmaktır, Milyonlarcasına...

Bazen...
ASLAN , bir hayvan değildir...
Bir Simge, bir Semboldür... Tarifsiz güçtür ...
Ruhundaki asalete yazılmışcasına...

Bazen ...
Cehennem....Öbür dünya değildir...
Taraftarla coşmuş, SAMİYEN'dir ...
Alev alev yanarcasına...

Bazen ...
İmkansız ...Olmaz değildir...
7 kişi 7 Sıfır yenmek , Ağları delmek , Şampiyonluktur Milenyumda ...
Hayalleri gerçek yapmaktır...Sahaya her çıktığında...

Bazen ...
KRAL olmak , taç giymek değildir...
Soyunu sevgiden, unvanı halktan almaktır...
Her doğan bebenin METİN olmasıdır...
Kuşaktan kuşağa akarcasına...

Bazen ...
VEFA...Semt adı değildir..
14 yıl kan kusup, ölümüne arkasında durmaktır...
Her şartta, yıkılmaz bir duvarcasına...

Bazen ...
Tarih, tozlu bir sayfa değildir...
Gerçektir , yaşamdır...1905'te doğup Ciltlere sığmamaktır...
Destanların değişmez yazarı olurcasına...

Bazen ...
GÜÇ, bir sıfat değildir...
Evsiz barksız , beş parasız ,en zorda, tüm dünyayı ayağa kaldırmaktır...
Üstünde sade bir parçalı formayla, kolaycasına...

Bazen ...
Cesaret, Korkuyu yenmek değildir...
Onbinlerce rakibin arasından geçip, kalesine Bayrağı dikmektir...
Tek başına...Kimse yokmuşcasına...

Bazen ...
Sevgi...Anne, Baba, Eş, dost değildir...
Onlardan ötedir...Tutkudur Renklere, Armaya ...
Ayrılmaz parçanmışcasına...

Bazen ...
Hayat her şey değildir...
GALATASARAY’lı olup GALATASARAY’lı gibi yaşamaktır
Doğumdan ölüme
Kalbin her çarptığında...

Cimbombom diye

Atarcasına...

18 Ağustos 2009 Salı

Kişisel Blog'um

Blog dünyasına bir de kişisel olarak el atmak istedim. Daha rahat yazabileceğim, içimden geldiği gibi konuşabileceğim bir bölge yaratmak istedim. Aslında yeni yaratmadım kadirdotcom.blogspot.com isimli blog adresimi, benim ilk açtığım blog bu. Evet bu blog, benim meşhur sinemarket.blogspot.com'dan önceki hatta ilk sinema yazılarımı yayınladığım alan...

Google amcada daha rahat bulunmak için isminde 'sinema' kelimesi geçen bir alan adı istediğim için bu blogu rafa kaldırmıştım. Ama şimdi canıma tak etti, yeter, özledim seni ilk göz ağrı blogum!

Efenim uzun lafın kısası bundan sonra sinemadan hariç kendi duygu ve düşünclerimi, sevincimi, üzüntümü hatta öfkemi buradan haykıracağım!...

Henüz adam akıllı bir isim bulamadım bloguma, uyduruk bişi olsun istemiyorum biraz düşünmem lazım zamana ihtiyacım var. Blog yavaş yavaş rayına oturmaya başlayacaktır.

Şimdilik bu kadar, beyaz güvercinleriniz hep yanınızda olsun....